Yoksa siz hala küçük kızınızı yaz perhizine sokmadınız mı?

Mükemmel perhiz yöntemi geliyor: Televizyonu kapatın, Barbie’leri atın ve çocuğunuzu dışarı çıkarın!

Yaz günlerimizin vazgeçilmezleri arasında deniz ve güneş ikilisine ilave eden bir üçüncü, televizyonlardan, gazetelerden, mecmualardan üzerimize yağan diyet listeleri oldu. Kimse yeteri kadar zayıf değil, olamaz, olsa dahi o formu savunmak zorunda! Madem kimse o kadar zayıf değil, herkes katiyetlen diyet yapmak zorunda. Madem herkes anormal, belki de aslında normal olan sahip olduğumuz vücut ölçüleridir? Örneğin. Yok fakat hayır, sen yeniden de şu Dukan’ı bir tecrübe etsen mi?

Cinsiyet rolleri konusunda kodların araştırmalara göre yerleştiği ortaokul dönemini geçmiş olanlara geçmiş olsun, bizim artık beyinlerimiz yandı. Biz çoktan medyanın, moda dünyasının bize dayattığı bu kodları bir şekilde kabul ettik. Aslında benim dahil olduğum 80’ler-90’lar kuşağı olarak yeni yetişmekte olan kuşaklara göre kalıpsal dayatmalara çok daha az miktarda maruz kaldık. Facebook neymiş, ICQ biz ortaokuldayken filan çıktı. Dolayısıyla televizyon ne verdiyse ondan zehirlendik, bir de üstüne birbirimizi zehirlemedik. Ki televizyon, o zamanlar çok daha suçsuzdu; Dedikoducu Kız (Gossip Girl) yerine Hanemiz Hollywood’da (Beverly Hills, 90210) vardı; orada da arkadan kazılan kuyular boğaza kadar değil, ancak diz boyundaydı.

Medya ve Çocuklar

Biz kadın hakları ile ilgili bambaşka kafalarda, diplerde bir memleket olduğumuz için daha buralara gelemedik; lakin kız çocuklarının maruz kaldığı söylemler ve görseller bilhassa Amerika’da gittikçe daha fazla tenkit alan ve önü alınmaya çalışılan bir konu haline geldi. Medyada artan seksizm, kadının bir obje olarak kullanılması; gerçekçi olmayan imajlar yaratılarak hep daha zayıf, daha güzel ve daha ışıltılı olunması gerektiği dayatması her geçen gün daha da vahşileşiyor ve bilhassa kız çocuklarını küçük yaştan itibaren yanlış kodluyor. Amerika’da konu üzerine bir hayli araştırma yapılıp yazı üretilirken başta Dove olmak üzere markalar natürel kadının güzelliği ve doğru kadın rolleri üzerine kampanyalar yapmaya başladı. Yanlışın geç de olsa bir yerinden dönmek ve görevi yalnızca güzel görünmek ve gülümsemek olan tatlı kız imajlarından kurtulmak zorundayız.

“Kız Çocuğu” Oyuncakları

Oregon State ve California Santa Cruz üniversitelerinden iki profesör, çocuk oyuncaklarının küçük kızları nasıl kodladıklarını anlamak için Barbie bebekleri ve Patates Kafaları kullanarak bir deney yapmış. Araştırmalarının çıkış noktası olarak dünyada hali hazırda bir takım mesleklerin “erkek mesleği” olarak görülmesini ve kadınlar ve erkekler arasındaki aylık eşitsizliğini alan Aurora Sherman ve Eileen Zurbriggen, yaşları 4-7 farklılık gösteren kız çocuklarını gruplayarak çocukların bir bölümünü Barbie bebekle, bir bölümünü da cinsiyet ile ilgili çok kuvvetli bir ileti vermeyen Patates Kafa’yla oynatmış. Sherman ve Zurbriggen daha sonra deney gruplarına kendilerini hangi mesleklerde hayal ettiklerini sormuş. Araştırma neticeninde Barbie ile oynayan gruptaki çocukların kendilerini daha az kabiliyetli buldukları ve çok daha kısıtlı sayıda mesleğe uygun olduklarını düşündükleri ortaya çıkarken, Patates Kafa ile oynayan kızlar, çok daha fazla sayıda meslek telaffuz etmiş ve bu çocukların en az erkek çocukları kadar geniş kariyer fırsatları gördükleri ortaya çıkmış.

Oyuncak ve “kız çocuklarına uygun” meslekler ile ilgili kendisi de sıkıntı yaşamış olan mühendis Debbie Sterling, tenkidi aksiyona dönüştürmüş. Sterling; erkek mesleği-kadın mesleği kavramlarını yıkmak için kız çocukları için tamir, inşaa ve küçük mühendislik oyunları oynanabilecek oyuncak setlerini üreten GoldieBox’ı yaratmış. 2013’te Ted konferans serilerinde yaptığı konuşmada, oyuncaklar üzerinden kız çocuklarda “prenses” olmaları gerektiği arayışı yaratıldığına dikkat çeken Sterling, bu tabuları yeni oyuncak markasıyla yıkmak istemiş.

Genel geçer oyuncakların kız çocuklarını alışveriş seven, bebeklerden hanedeki köpeğe herkesin bakımını üstlenen ve bunların yanında aşırı seksüel bir kimlik de çizen oyuncaklar olduğunu söyleyen Sterling, üniversiteye ilk başladığında da kendisine önerilen mühendislik alanında katiyen başarılı olamayacağını ve bu işin erkeklere göre olduğunu düşünüyormuş.

Daha sonra konu üzerine araştırmalar yapan ve kafa yoran kadın mühendis, şirin şarkılar ve pembeler içinde tanıtılan “kız oyuncaklarının” araştımalara göre kız çocuklarının matematik ve fen bilimlerine olan alakalarını 6 yaşından itibaren kaybettiren kültürel dayatmalarının ehemmiyetli bir parçası olduğunu keşfetmiş. Sterlin’ing Amerika’nın en ehemmiyetli reklam kuşağın olan Super Bowl esnasında yayına soktuğu Goldie Box 4 milyon dolar değerindeki reklamı, hak ettiği alakayı çekmeyi muvaffak olarak hem satış mananında çok alaka görüyor hem de birçok makaleye konu oluyor.

Anne, Barbie bebeğim bana benzemiyor!

Goldie Box’ın başarısının benzerini bugünlerde yeni piyasaya çıkacak Lammily bebeklerinin de yakalaması bekleniyor. Barbie’nin ölçülerinin gerçekçi olmadığının güçlü bir mesajla vurgulamak isteyen sanatçı Nickolay Lamm, bir proje dahilinde 19 yaşında vasati bir kadının ebatlarına uyarak yeni bir bebek yapmış. Lammily ismini verdiği bu bebeğin çok daha sıhhatli ve gerçeklere uygun olduğunu müdafaa eden Lamm, projenin sergilendiği dönemde Barbie’nin üreticisi olan Mattel firmasının da bu tip bebekler üretmemesinin hiçbir elle tutulur sebebi olmadığını müdafaa etti.

Aslında Lamm’in toplumsal bir meseleye işaret eden sanatsal bir iş olarka yaptığı bebekler o kadar çok beğenilmişki nihayetinde Lamm, bebekleri üretmek için bir para toplama kampanyası yapmış. Bu kampanyaya destek veren bir hayli şuurlu anne baba sayesinde Lammily kısa bir müddet içinde internet üzerinden alınan siparişlerle satışa giriyor! Goldie Box’ın yaratıcısı Sterling ile kadınlara biçilen roller ile ilgili aynı fikirde olduğu için de Lammily, yalnızca güzel görünen ve alışveriş yapan Barbie’nin aksine kitap okuma, tamir işleri ile uğraşma, spor yapma gibi uğraşlar içinde olacak ve aksesuarları da buna uygun olacak.

Sabahları 1 badem, öğlen 2 turşu

Başka bir deyişle ne yapıyormuşuz? Çocukları dışarı çıkarıyor ve ister kumda tepinmelerine, ister hane yapmalarına müsaade ediyor, hem de onları cesaretlendiriyormuşuz. Kendimiz de bir bikini giyip en bir güzel bikini vücutlarımızla denize koşuyormuşuz!

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir