DÜŞÜNEN ADAM HEYKELİNİN HİKAYESİ

Hepimizin bildiği düşünen adam heykeli öncelikle 1880 yılında alçı kullanılarak yapılmıştır. Hemen peşinden yıl 1904 olduğundan Auguste Rodin uzun uğraşlar neticesi heykeli bronzdan yapmıştır. Anavatanı Fransa olan bu heykelin diğer ismi Rodin heykelidir. Çok derin düşünceler içine dalmış olan bu heykel felsefi ve derinliği olan düşünceleri anlatmaya çalışmaktadır. Son olarak yapılan çalışmalar 1906 tarihinde son bulmuştur.

DÜŞÜNEN ADAM HEYKELİ HİKAYESİ

1922 yılından itibaren günümüze kadar Paris Rodin Müzesi’nde sergilenen heykel vasati 1,85 metre boylarındadır. Oturur halde, ayakları düz, sol kolu sol ayağının üzerinde, sağ kolu ise çenesini desteklemektedir. Heykel tamamıyla çıplaktır. Çıplak olmasının sebebi ise Dante’nin yazdığı İlahi Komedya isimli yapıtındaki bağımsızlık ve sadelikten dolayıdır. Oturmasının sebebi ise felsefi yaklaşımların ve derin düşüncelerin rahat anlaşılabilmesidir. Heykel, bir komisyonun Fransa’nın başkenti Paris şehrine yeni kapı tasviri yapılması isteğinde bulunmasıyla yapılmıştır. Bu işe hayatının 10 senesini ayıran Rodin, 40’lı yaşlarında en randımanlı ve alaka çeken dönemlerini yaşamıştır.

Heykelin çıplak olması çoğu kişi tarafından reaksiyon alsa da bu heykel ona heykeltıraşlık kariyerinde büyük bir ün kazandırmıştır. Hayatında hem sevilip hem de nefret edilen bir adam olmayı muvaffak olan Rodin’in tek heykeli düşünen adam değildir. Bu arada yeniden çıplak olarak yaptığı, Victor Hugo ve insanlardan üstün olduğu kabul edilen göbekli Honore de Balzac heykelleri vardır. Bu iki heykeli de aynı oranda dikkat çekmiştir. Toplum bu heykeller yüzünden iki ayrı bölüme bölünmüştür. Heykelleri sevenler ve sevmeyenler. Rodin 1917 senesinde can vermiştir. Can vermeden önce vasiyetinde tüm yapıtlarının devlete bırakılmasını istemiştir. Bu yüzden Paris’te kendi yerine bir müze açılıp tüm yapıtları orada sergilenmektedir.

Dünyanın tüm ülkelerinde kopyaları yapılan düşünen adam heykeli başta Japonya Amerika, Vatikan ve Almanya’da revaçtadır. Çok derin manaları içinde barındıran bu heykel garip bir şekilde İstanbul Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin bahçesinde de bulunmaktadır. Oraya yapılma sebebi ise bir hastanın sıkılmasıyla başladığı ve en sona yalnızca birazını bırakmıştır. Bu da sağ koludur. Bitirmesi karşılığında yüksek miktarda para isteyen hastanın bitirmesine müsaade edilmeyip başka bir heykeltıraş tarafından bitirmiştir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir